Fatma Algül ve Fatma Betül Şenol tarafından hazırlanan, Şubat 2026’da Early Years dergisinde çevrim içi yayımlanan araştırma; artırılmış gerçeklikle desteklenen bir drama programının 60-72 aylık çocukların sosyal bilgiyi işleme becerileri üzerindeki etkisini inceliyor.
Çalışmanın özeti olumlu sonuçlara işaret ediyor. Yine de buradan “Atölyeye teknoloji eklemek dramayı daha etkili yapar” gibi hızlı bir sonuç çıkarmak doğru olmaz. Araştırmanın asıl değeri, teknolojinin dramatik deneyim içinde hangi işlevle kullanılabileceğini tartışmaya açmasıdır.
Araştırma ne yaptı?
Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel bir desen kullanıldı. Deney grubu sekiz hafta boyunca artırılmış gerçeklik destekli drama programına katılırken kontrol grubuna bu program uygulanmadı. Araştırmacılar özellikle olumlu tepki üretme ve olumlu tepkiyi değerlendirme boyutlarında deney grubu lehine gelişmeler bildirdi.
Sosyal bilgiyi işleme; çocuğun sosyal bir durumu fark etmesi, yorumlaması, olası tepkiler üretmesi ve bu tepkiler arasından seçim yapmasıyla ilişkili bir alan. Rol içinde farklı birinin bakış açısından düşünmek ve sonuçları güvenli bir kurmaca içinde denemek, drama ile bu beceri alanı arasında anlamlı bir bağ kurulmasını sağlayabilir.
Sonuçları okurken neden temkinli olmalıyız?
Deney grubu artırılmış gerçeklik ile dramayı birlikte içeren bir programa katılıyor. Bu nedenle sonuçlar, görülen gelişmenin ne kadarının drama sürecinden, ne kadarının teknolojik destekten veya ikisinin etkileşiminden kaynaklandığını tek başına göstermiyor.
Ayrıca bir araştırmanın belirli bir grup ve programla elde ettiği sonuçları bütün okul öncesi gruplara doğrudan genellemek yerine; örneklemi, uygulama süresini, ölçme araçlarını ve uygulayıcı koşullarını dikkate almak gerekir. Bir makalenin sonucu, hazır bir reçete değil; yeni ve daha nitelikli sorular için başlangıçtır.
Makale notu: Olumlu sonuç, yöntemin her koşulda ve her grupta aynı sonucu vereceği anlamına gelmez.
Teknoloji atölyede hangi rolde olmalı?
Artırılmış gerçeklik bir karakteri, mekânı veya ipucunu görünür hâle getirerek kurmacaya giriş sağlayabilir. Fakat katılımcıların dikkati sürekli ekrana yöneliyorsa, teknoloji ilişkiyi ve bedensel deneyimi desteklemek yerine daraltabilir.
İyi bir kullanımda dijital araç kısa süreli bir uyaran olur; asıl araştırma çocukların bedeniyle, sesiyle, rol içindeki kararlarıyla ve birbirleriyle kurdukları ilişkide sürer. Teknoloji hayranlık uyandıran merkez değil, dramatik bağlamın hizmetinde bir araçtır.
- Dijital uyaran olmadan dramatik durum yine de anlamlı mı?
- Araç, çocukların birbirine mi yoksa ekrana mı bakmasını artırıyor?
- Çocuklar yalnızca izliyor mu, yoksa seçimleriyle süreci değiştiriyor mu?
- Aynı deneyimin düşük teknolojili ve erişilebilir bir karşılığı var mı?
Uygulamaya taşınabilecek küçük bir fikir
Bir mekânın artırılmış gerçeklik görüntüsünü doğrudan çözüm olarak sunmak yerine, kurmacaya ait eksik bir iz olarak kullanmak düşünülebilir. Örneğin ekranda yalnızca yarısı görünen bir nesne, çocukları nesnenin nereden geldiğini ve kime ait olduğunu rol içinde araştırmaya davet edebilir.
Aynı çalışma teknoloji olmadan saydam kâğıt, gölge, ses kaydı veya parçalı görsel kullanılarak da kurulabilir. Buradaki tasarım değeri araçta değil; aracın yarattığı belirsizlik ve katılımcılara sunduğu araştırma fırsatındadır.
